Suyun Vücudumuz İçin Önemi

 




  Su, insan hayatı için nefesten sonra gelen en önemli öğedir.
İnsan besin almadan haftalarca yaşayabilir ancak su olmadan ancak birkaç gün yaşanabilir. Vücut suyunun % 10 azalmasıyla yaşam tehlikeye girmeye başlar. % 20 si yitirildiğinde ise ölümle sonuçlanır.

    İnsan vücudundaki su % 45-70 arasında değişir. Vücutta suyun görevleri oldukça fazladır. Besinlerin sindirimi, emilimi, vücut ısısının denetimi, eklemlerin kayganlığının sağlanması bunların belli başlılarıdır.

    Yetişkin insan içeceklerle ortalama 1 litre, yiyeceklerle de 1,2 litre su alır. Sebze ve meyve gibi besinlerinde %85-90 ‘ı su olduğundan sıvı alımının bir kısmını bu yiyeceklerden karşılanır. Her insan 1 kalorilik yiyeceğe karşılık 1 gr. su almalıdır. Örneğin 2000 kaloriyle beslenen bir erkek ortalama 2 kg. sıvı almalıdır. İnsan vücudu günde ortalama günlük deri yoluyla 500, akciğerlerle 300, böbreklerden idrarla 1500 ve bağırsaklardan 200 ml. su kaybeder. Bu miktarlar iklim koşullarına, hastalık durumuna ve spor durumuna göre değişir.

    Vücuttaki su yoğunluğunun % 1 azalması bizde susama ihtiyacını doğurur. vücut suyunu fazla kaybettiğinde fiziksel performans azalır, konsantrasyon azalır, baş dönmesi olur. Daha ileri kayıplarda baş dönmesi, kusma, kas spazmı ve aşırı yorgunluk görülür.

    Kullanılacak suyun temizliği önemli bir konudur. Nereden nasıl geldiğini bilmediğimiz bir su söz konusu ise mutlaka 3-5 dakika kaynatılmalıdır. Aksi takdirde suyun içindeki mikroplar ağır hastalıklara neden olabilir. Kapalı sular bu anlamda daha güvenlidir ve tercih edilmelidir. Özellikle suyu içecek olan bir çocuksa daha da hassas olmak gerekir. Mikroba daha açık olduklarından hastalanma riskleri daha fazladır.

    Bazı insanlar suyu tek başına içmeyi sevmeyebilir. Bu kişiler mutlaka tatları hoşuna gidecek bir sıvıyı tercih etmelidirler. Bu sıvı açık çay, limonata, bitki çayları gibi içecekler olabilir. Bu içeceklerinde kalorisi ve besin değeri önemlidir. Mesela sıvı ihtiyacını karşılamak için günde 1,5 litre asitli içecekleri içmekte sakıncalıdır. Ya da hazır meyve suları çok şekerli ve boyalıdır. Onları da tüketmek gereksiz kilo alımına neden olur. Tüketilen hiçbir sıvı suyun vücuttaki görevlerini gerçekleştirmez. Bizim için en ideal sıvı sudur. Suya ulaşmak her zaman daha kolaydır. Küçük yudumlarla başlanıp giderek miktar arttırılabilir.

    Bol sebze ve meyve tüketimi de yine güzel bir alternatiftir. Örneğin karpuzun % 95 ‘i sudur. Sofralarda bulunması hem kolay hem de ekonomiktir. Diğer sebze ve meyvelerin de olmasında yine fayda vardır.

    Yazın özellikle ayran tüketilmesi tansiyonun düşmemesi içinde yararlıdır. Biraz tuzlu olmasının bir sakıncası yoktur. Ancak fazla tuz yarardan çok zarar verir. Günde 2-3 bardak yeterlidir. Hem kalsiyum ihtiyacımızı karşılar hem de sıvı ihtiyacını almış oluruz.

    Tüm bu nedenlerden dolayı günlük sıvı ihtiyacı mutlaka tamamlanmalıdır. Unutmayalım ki su, sağlıktır…

                                                  

 

SU İÇMEK İÇİN SUSAMAYI BEKLEMEYİN

    Vücuttaki su miktarının azalmasının sağlığı tehdit ettiğine dikkat çeken uzmanlar, su içmek için susamayı beklememek gerektiğini belirtti.

    Uzmanlar, vücutta su miktarının azalmasının (dehidrasyon) kişinin konsantrasyon kapasitesini etkilediğini, enerjisini azalttığını ve organlarının normal şekilde çalışmasını engelleyerek sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekti. Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, vücuttan kaybedilen suyun gün içinde mutlaka yerine konması gerektiğini kaydeden uzmanlar, bunun için en iyi yöntemin su içmek olduğunu ifade etti.

    Kaybedilen suyun, diğer içecekler, katı besinler ve besin öğelerinin vücutta yanmasından oluşan su ile yerine konmaya çalışıldığını belirten uzmanlar, "İnsanlar, yedikleri katı gıdalardan gün boyunca 4 su bardağı kadar su elde ederken, besinlerin vücutta yanması sırasında da yaklaşık bir su bardağı kadar su oluşur. Su ve diğer içecekler ise kalan ihtiyacın karşılanmasına yardımcı olur. Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kaybedilen suyun gün içinde mutlaka yerine konması gerekir. Bunun için en iyi yöntem ise su içmektir" dediler.

    Dehidrasyonun en erken bulgusunun ağız ve boğaz kuruluğu olsa da, pek çok kişinin bu bulguların farkına varamadığını belirten uzmanlar, böyle bir tehdit altında kalınmaması için, susama hissi uyanmadan önce yeteri kadar su içilmesini öneriyor. Uzmanlar, dehidrasyon konusunda şu görüşleri paylaşıyor: "Diğer bir önemli bulgusu ise bulantı ve kusmadır. Baş ağrısı, sürekli sıcaklık hissi, dudaklarda ve dilde kuruma, seyrek veya az idrara çıkma, idrar renginin koyulaşması, deride kuruma, eklem ve kaslarda acıma hissi ise, vücutta su kaybı yaşandığının sinyalini veren diğer bulgular olarak karşımıza çıkmaktadır. Vücudun su ihtiyacı karşılanmadığı takdirde yaşanan diğer sağlık sorunları, kalori oluşumunda yetersizlik, sürekli sindirim sistemi sorunları, yorgunluk, sersemlik hissi ve kas krampları olarak sıralanır".


kaynak: http://yunus.hacettepe.edu.tr/~elif09/suyun_onemi.htm




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar